ilaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilaç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İlaç Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

İlaç olarak kullanılan kimyasal maddelerin tek bir etkileri olması pek enderdir. İstenilen etkinin yanısıra, istenmeyen bazı etkileri de kabul etmek zorunda kalabiliriz. Sözgelimi yaz nezlesine karşı kullanılan antihistamin tabletlerinin, belirli bir alerji önleyici etkisi vardır; ama bu tabletler aynı zamanda uyku da getirir. Yaz nezlesine tutulmuş bir insan için bu uyuşukluk, istenmeyen bir etkidir ve eczacılık dilinde buna «yan etki» denir. Ama bir insan için «yan etki» olan bir
şey, bir başkası için tedavi çaresi olabilir. Hekimler antihistaminleri çoğunlukla, çocuklarda yatıştırıcı olarak kullanırlar. O zaman, yaz nezlesine tutulan hastadaki «yan etki», elde edilmek istenen etkiye dönüşür.

Bu yüzden, ilaç kullanma tehlikeyi hesaba katarak yapılan bir iştir. Hekimler, tedavide ilaç kullandıkları zaman, yan etkilerin tehlikeleriyle, elde etmek istedikleri etkinin yararlarını karşılaştırırlar. Bir ağrıyı hafifletmek, yorgunluğu gidermek, sıkıntıdan kurtulmak, sinirlerimizin gerginliğini gidermek ya da uyumak için hap kullanma yolunu seçtiğimiz zaman, bizim de böyle bir «değerlendirme» yapmamız gerekir.Herhangi bir ilacı kullanmadan önce, bunun tehlikelerinin ne olduğunu öğrenmeli, sonra da böyle bir tehlikeyi göze almanın değip değmeyeceğine karar vermeliyiz.

Yüzyıllar boyunca insanoğlu bedeninin ya da kafasının çalışma biçimini değiştirebilecek birçok madde bulmuştur. İlk bulduğu şeyler doğal olarak yetişen ya da karşısına çıkan ilaçlardı:. şifalı otlar; hastalıkları, yaraları iyileştiren, merhemler; nikotin ve alkol gibi keyif verici maddeler. Sonraları, insanoğlu aynı etkileri sağlayan suni maddeler üretmeyi de başardı. Daha sonraki gelişmeler, bu suni maddelerin, yalnızca doğal olanların yarattığı etkiyi yaratmakla kalmadığını, kimyasal formüllerinin değiştirilmesiyle, istenilen etkinin oranının yükseltilip, istenmeyen etkinin oranının azaltılabildiğini ortaya koydu.

Kimyasal formüllerin isteğe göre değiştirilerek kontrol edilebilmesi, doğal ilaçların türevleri olan ve çeşitli yan etkileri giderilmiş ilaç ailelerinin ortaya çıkmasını sağladı.

Bazı «sunı» ilaçlar o kadar uzun süredir hayatımızın bir parçası olmuştur ki, bunlara artık ilaç gÖzüyle bakmayız bile. Bu ev ilaçlarının belki de en bilineni, ağrıları, sızıları dindirmek için kullanılan aspirindir. Özellikle basağrılarında ve ateş düşürmede, hep aspirinkullanılır. Aspirinin istenmeyen başlıca yan etkisi, mide zarını tahriş etmesidir. Bu yüzden, hiç bir zaman aç karnına aspirin almamak, mumkünse de aspirini suda eriterek almak gerekir.

Kuşkusuz, aspirin acının nedenini yok etmez;, ne var ki şiş, çürük gibi birçok rahatsızlık kendiliğinden iyileşir; iyileşmelerine kadar da, aspirin acıyı hafifletmiş olur.

Birçok başağrısı türü de, ağrının nedeni ortadan kalktıktan sonra bile devam eder. Bunlar, sinir gerginliğinden, yorgunluktan ileri gelen baş ağrılarıdır. Böyle durumlarda aspirin, tedavi ilacı görevini yerine getirmiş olur. Aspirin, eczaneden alınan acı dindirici tabletlerin çoğundaki en etkili maddedir. Sözgelimi, ,kodein tabletlerindeki kodeinin, ağrıyı hafifletmekte büyük bir etkisi olduğu söylenemez; bu tabletlerin insana daha etkili gelmesi, içinde aspirin tabletlerinde olduğundan daha fazla aspirin bulunmasındandır. Kodein tabletlerinin istenmeyen yan etkisi ise, özellikle aralıksız kullanlldıkları zaman, pekliğe yol açmalarıdır.

Ağrı dindirici başka bir ilaç olan fenaketin, bir zamanlar çok tutulmasına karşılık, araştırmacıların çalışmaları sonunda, bu ilacı düzenli olarak uzun süre kullanan kadınlarda böbreklerin zarar gördüğü anlaşılmış ve tabletlere tenaketin konmasından vazgecilmiştir.

Ağrı dindirici tabletlerin terkibinde gittikçe daha çok kullanılan bir madde de parasetamoldur. Bu ilaç, belki de aspirin kadar etkili bir ağrı dindirici değildir; ama mideyi tahriş etmek gibi yan etkisi de yoktur. Bugüne kadar önemli bir yan etkisi görülmeyen bu ilaç, aspirine göre çok yeni sayılır.

Bir ilacın herhangi bir yan etkisi varsa, bu ancak, o ilacın belli bir süre kullanılmasından sonra anlaşılır. Bütün ağrı dindirici ilaçlara özgü ortak bir tehlike, insanların ağrının nedenini araştıracak yerde, bu ilaçlara güvenmeyi alışkanlık haline getirmeleridir. Düzenli olarak gelen başağrılarına karşı, kimse kendi kendini tedaviye kalkmamalı, hemen bir hekime görünmelidir.

Vitaminler ve Reçetesiz Kullanılan İlaçlar Etkili mi

Günümüzde düzenli olarak kullanılan ilaçlar arasında, pek çok kimsenin tılsımlı bir güç verici ve dinçleştirici olarak aldıkları vitaminleri sayabiliriz. Vitaminlerin bekleneni verdiği konusunda pek bilimsel kanıt yoktur. Düzenli ve yeterli besin alan herkes -Batı dünyasındaki insanların çoğu- kendileri icin gerekli olan vitaminlerin hepsini, besin maddelerinden almaktadırlar.

Hekim reçetesi olmadan alınan uyarıcı ve yatıştırıcı ilaçların çoğu, genellikle pek etkili değildir. «kesin etkisi» olduğu belirtilen ilaçlar da, ancak hekim reçetesiyle alınabilir.

Kendilerini bu tür ilaçlarla tedavi eden kimseler dinçleşmek, cinsel güçlerini artırmak ya da kolay elde edilemeyen bir huzura kavuşmak isteyen yani ilaçlardan tılsımlı bir etki bekleyen insanlardır.

Bu ruhsal ve bedensel durumu sağlamaya ciddi olarak ihtiyaç duyan kimseler ise, doktorlarının reçeteleriyle daha etkili ilaçlar alırlar. Tıpta yatıştırıcı ilaçlar (trankilizanlar) ruhsal huzursuzluğu, çöküntüyü tedavide ve tedavi altındaki kimseleri dış dünyanın baskılarından uzaklaştırmada doktorlara sağladıkları kolaylıklarla, önemli rol oynarlar. Ama bu ilaçların kullanılması, insanların, her türlü dış baskıya karşı bu ilaçlara fazla güven duyma alışkanlığını yerleştirmek gibi bir tehlikeyi de birlikte getirir.

Ağrı dindirici yada hazımsızlık giderici ilaçlarla, sözünü ettiğimiz bu ilaçlar arasında tam bir benzerlik vardır: Tehlike, yatıştırıcılar hastalığın gerçek nedenini değil de, belirtisini tedavide kullanılmaya başlanınca ortaya çıkar.
Gerçekte, tıbbi amaçlarla piyasaya çıkarılan, ama sonraları daha havadan nedenlerle kullanılan ilaçların bir başka türü de amfetaminlerdir. Hekimler 1960 yıllarının sonlarına doğru, içinde amfetamin bulunan tabletlere karşı alışkanlığın artması üzerine kaygılanmışlar ve Batı ülkelerinin çoğunda bu ilaçlar için reçete yazmama konusunda karar almışlardır. Birçok hekim, reçeteyle verilen barbitürat uyku haplarının kullanımını da azaltmak istemektedirler; çünkü bu haplara alışkanlık da, kaygı verici bir yaygınlık kazanmıştır.

Tıp dünyasında, amfetaminlere ve barbitüratlara alışanların artması yüzünden duyulan kaygı, Batı toplumlarının i1açlar konusundaki genel huzursuzluğunu yansıtmaktadır. Bu ilaçların ister hekim reçetesiyle ister reçetesiz, ister yasal yollardan,
ister evlerde özel olarak elde edilmiş olması durumu değiştirmemektedir.